Süper güçlü dolar, gelişmekte olan ekonomilerde borç krizini tehdit ediyor - 2022

Süper güçlü dolar, gelişmekte olan ekonomilerde borç krizini tehdit ediyor – 2022



Dolar, Federal Rezerv’in zamanı enflasyonla mücadele etmek için faiz oranlarını yükseltmesi ve dolar cinsinden borçlarına hizmet etmek için yükselen maliyetlerle yüz yüze kalan gelişmekte olan ekonomileri sıkıştırması nedeniyle 1985’ten beri görülmeyen yüksekliklere yaklaşıyor.

Piyasa oyuncuları, Meksika Merkez Bankası’nın para politikasını Amerika Federal Rezervi’nden ayırabileceğine inanmıyor, Meksika Merkez Bankası Vali Yardımcısı Galia Borja Gomez, Ağustos ayı sonlarında gösterilen bir röportajda söylemiş oldu.

Fed, son aylarda fiyatlardaki yükselişi yavaşlatmak amacıyla para politikasını sıkılaştırıyor. Banxico’nun da bilinen Meksika merkez bankası, ya ürem artışı yolunu veya para biriminin dolar karşısında değer yitirme riskiyle karşı karşıya. Bu da içeride enflasyonu şiddetlendiriyor.

Uluslararası Ödemeler Bankası’na bakılırsa, doların hem gelişmiş bununla beraber gelişmekte olan ekonomiler de dahil olmak suretiyle geniş bir para birimi sepetine karşı nominal efektif döviz kuru, 1994 senesinde verileri yayınlamaya başlamasından bu yana en yüksek noktalarından birinde. Daha da geriye gidersek, yalnızca gelişmiş ekonomilerden gelen para birimlerine karşı meydana getirilen bir karşılaştırma, doların büyük ekonomilerin son aşama güçlü bir doları düzeltmek için Plaza Anlaşması’nı imzalamasından kısa bir süre önceki 1985’ten bu yana en yüksek noktasına yaklaştığını gösteriyor.

Ekonomik yavaşlama endişelerinin ortasında, yatırımcılar ABD’deki yüksek ürem oranlarından istifade etmek için ABD’ye daha fazla fon akıtıyorlar. Perşembe günü yen dolar karşısında 140’a kadar zayıfladı ki bu da 1998’den beri geçilmeyen bir eşik.

Güçlenen doların küresel iktisat üstünde, bilhassa de dolar cinsinden artan borçla yüz yüze kalan ülkelerde geniş kapsamlı tesirleri olabilir. Uluslararası Finans Enstitüsü’ne bakılırsa, gelişmekte olan ülkelerdeki kamu ve özel sektör borçları, mart ayı sonu itibariyle bir sene içinde kabaca %10 artarak 98,6 trilyon dolara terfi etti.

Dünya Bankası’na göre, gelişmekte olan ve gelişmekte olan ülkelerdeki borçlar, 2020 yılında gayri safi yurtiçi hasılalarının %207’sine eşitti – 1970’te %56’a ve 2010’da %119’a kıyasla çarpıcı bir artış.

Koronavirüs bu eğilimi daha da kötüleştirdi. Dünyanın dört bir tarafındaki merkez bankalarının pandeminin ortasında ekonomik aktiviteyi teşvik etmek için para politikasını gevşetmesinin ardından, yatırımcılar daha yüksek getiri arayışı içinde gelişmekte olan ülkelere akın etti. Gelişmekte olan kilit ülkelerdeki devlet borçlarının 2009’daki %15’ten 2020’de dörtte biri  yabancı para birimleri cinsinden gerçekleşti.

Tarihsel olarak, güçlü bir dolar gelişmekte olan ekonomiler için sorun yaratmıştır. Amerika, 1980’lerde yükselen enflasyonla yüz yüze kaldığında, o zamanki Fed Başkanı Paul Volcker, faiz oranlarını ve doların yükselmesine niçin olan agresif bir sıkılaştırma kampanyasıyla yanıt verdi.

Bu arada, 1971’deki Nixon Şoku’nun ardından, o zamanki Başkan Richard Nixon’ın doları altın standardından çıkardığı vakit dünyaya daha çok para akıyordu. Petrol zengini ülkeler, petrol fiyatı şoku esnasında kazandıkları parayı büyük ABD bankalarına boşaltıyorlardı ve bu da Orta ve Güney ABD’da sendikasyon kredileri gibi bir yatırımları finanse ediyordu.

O zamanlar Orta ve Güney Amerika ülkeleri tarafınca tutulan dış borcun yarısından fazlasının dolar cinsinden olduğuna inanılıyordu. Birçoğu, ekonomileri zayıflarken ve emtia tutarları düşerken bile, dolar güçlendikçe ve Amerikan ürem oranları yükseldikçe geri ödeme yapmakta zorlandı.

1990’ların ortalarında devrin Fed Başkanı Alan Greenspan yönetimindeki büyük Amerika faiz artışları, Meksika’da bir döviz krizinin önünü açtı. Asya mali krizi, yatırımcıların Tayland bahtını ve aşırı pahalı olarak gördükleri öteki dolara sabitlenmiş para birimlerini satmaya başlamasından sonra geldi.

Birçok gelişmekte olan ekonomi o zamandan beri ödemeler dengesini iyileştirmek ve kendilerini krize karşı daha iyi savunmak için yabancı rezervleri desteklemek için çalışıyor. ABD’nin önünde faiz oranlarını yükselten birtakım gelişmekte olan ülkeler, para birimlerinin sağlam kaldığını görüyor.

Yine de, birtakım ülkeler bocalamaya başladı. Sri Lanka bu senenin başlarında dış borcunu temerrüde düşürürken, Bangladeş ve Pakistan Uluslararası Para Fonu’ndan yardımcı istiyor.

Güçlü bir dolar ile eşleştirilen enflasyonun devam etmesi, daha çok ülkeyi temerrüde itebilir.

Dünya Bankası, haziran ayında yayınlanan bir raporda, gelişmekte olan ekonomilerdeki “yüksek borç, büyük mali ve cari hesap açıkları” göz önüne alındığında, “bu ekonomilerde finansal streslerin ortaya çıkması ve salgından toparlanmalarını daha da geciktirmesi tehlikesi var” uyarısında bulunmuş oldu.

Nikkei