Elektrik yüzde 20 ile 50 arası zamlandı, yükün üreticiye yüklenmesi enflasyonu yükseltecek - 2022

Elektrik yüzde 20 ile 50 arası zamlandı, yükün üreticiye yüklenmesi enflasyonu yükseltecek – 2022



Elektrik fiyatlarını her üç ayda bir belirleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 1 Eylül’den itibaren geçerli olacak biçimde aktüel milli tarife elektrik ünite fiyatlarını deklare etti. EPDK’den meydana getirilen açıklamaya göre, evlerde kullanılan elektriğe ortalama yüzde 20 zam geldi. Yeni fiyatlarla beraber bir kilovatsaat elektrik konutlarda 2,16 TL’den 2,60 TL’ye, sanayide 3,42 TL’den 5,14 TL’ye ve ticarethanelerde 3,42 TL’den 4,45 TL’ye çıktı.

Elektrik tedarikçisini değiştirmemiş veya değiştirip de vazgeçmiş tüketiciler için uygulanacak son kaynak tedarik fiyatını belirleyen ulusal elektrik tarifeleri açıklandı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafınca alınan karara nazaran, elektrik tarifeleri evler için yüzde 20, iş yerleri için yüzde 30 ve sanayiciler için yüzde 50 zamlandı. Normal koşullarda her çeyrek başında açıklanan elektrik tutarları bu sene ikinci defa gelenekselleşmiş zam sürecinin haricinde gerçekleşti. Karşılaştırma sitesi encazip.Com tarafınca meydana getirilen analize gore bu, gecikmiş Temmuz zammı olarak da değerlendirilebilirken üçüncü çeyrek devrin başlangıcı olan Ekim ayında yapılacak ek bir zammın da öncüsü olabilir.

500 TL’lik satmaca 1420 TL oldu

Yapılan son zamla beraber enerji bedeli üstünde yılbaşından itibaren evlere yüzde 184, iş yerlerine yüzde 266 ve sanayiye yüzde 407’lik bir zam yapıldı. Son zamla birlikte 2021 yılının Aralık ayında 500 TL elektrik faturası ödeyen bir ev tüketicisi Eylül ayında 1420 TL ödeyecekken aynı dönemde 2000 TL ödeyen bir iş yeri tüketicisinin faturası Eylül ayında 7310 TL gelecek. Vergiler dahil fiyatlara göre Eylül ayında tüketiciler kWh başına evlerde düşük tüketimde 1,73 TL ve yüksek tüketimde 2.60 TL, iş yerlerinde düşük tüketimde 3,34 TL ve yüksek tüketimde 4,45 TL ödeyecek.

Zamlar yine üreticinin sırtında, bunun üretici enflasyonuna yansıması negatif olacak

Yapılan son elektrik zammı yüksek elektrik maliyetlerinden kaynaklanıyor olsa da elektrik piyasa ya da üretim maliyeti tarafında, elektriğin hangi amaçla kullanıldığına bakılırsa bir maliyet değişikliği olmuyor ve bütün abone grupları için benzer maliyetler oluşuyor. 2018 yılından beri ihtiyaç duyulan zammın bu ay da sanayici ve esnafa yansıtıldığı görüldü. 1 Eylül’den geçerli tarifelere bakılırsa enerji birim fiyatları sanayi grubunda 4,06 TL, iş yeri grubunda yüksek kademede 3,27 TL, evlerde ise yüksek kademede 1,98 TL oldu. Bu ilk bakışta bilhassa dar gelirli hane halkının menfaatine şeklinde görünse de gerçekte konum bundan çok değişik. Zira esnaf ve üreticiye yüklenen elektrik maliyetleri çarpan etkisiyle tüm ürün ve hizmetlerin maliyetini artırıyor, hane halkı evde ucuz elektrik kullandığını düşünürken aslen elektrikteki maliyet farkını son tüketici ürünlerinin fiyatına yansıyan artışta ödemiş oluyor. Üretimde en mühim girdi maliyetinin enerji maliyeti olduğu göz önünde bulundurulduğunda tüm mamüllerin fiyatının artması doğrudan olarak enflasyonu artırıyor ve tüketici maliyet bazlı bir elektrik faturasında ödeyeceği tutardan fazlaca daha fazlasını market alışverişinde veya diğer ürün ve hizmet satın almalarında ödemiş oluyor. 2018 yılından günümüze enflasyon verilerine bakıldığında bu vaziyet verilerle doğrulanırken sanayi elektriğindeki bu yüksek artışın önümüzdeki ayın enflasyon verilerine ciddi ölçüde yansımasına kati gözüyle bakılıyor.

Elektrik maliyetleri rekor üstüne üstün dereceli kırıyor

Elektrik zamlarının arkasındaki en büyük neden aşırı yükselen elektrik maliyetleri oldu. 2021 yılının aralık ayında kWh başına 1 TL olan elektrik maliyeti, bu yıl ağustos ayında yüzde 206’lık artışla 3,06 TL seviyesine yükseldi. Bu maliyet 2018 yılı ağustos ayı ile kıyaslandığında ise yüzde 913’lük üstün dereceli bir artış olduğu görünüyor. Çoğunluğu doğalgaz ve ithal kömür şeklinde yabancı kaynaklara bağlı olan elektrik üretimi, kurdaki artış ve küresel enerji krizlerinden ciddi anlamda etkilenmiş durumda. Eylül ayı için ise piyasadaki elektrik maliyeti beklentisi kWh başına 3,5 TL’nin üzerinde. Ağustos ayı için maliyetler bu şekildeyken tüketici tarafında enerji bedelleri kWh başına evlerde düşük kademede 1,21 TL ve yüksek kademede 1,98 TL, iş yeri düşük kademede 2,37 TL ve yüksek kademede 3,27 TL seviyesinde kaldı. Tüketimin mühim bir çoğunluğunun ünite fiyatının enerji maliyetlerinden düşük olması önümüzdeki aylarda tüketici elektrik fiyatlarında yeni zamların gündemde olacağının işaretini veriyor.

Elektrik üretimi amaçlı doğal gaz fiyatı yüzde 50 arttı, bunun tüketiciye yansıması kaçınılmaz

Öte yandan BOTAŞ tarafınca açıklanan elektrik üretimi amaçlı naturel gaz tarifesine de 1 Eylül’den geçerli olmak suretiyle yüzde 50’lik bir zam yapılmış oldu. Elektrik üretiminin mühim bir çoğunluğunun doğal gaz kaynaklı santrallerden karşılanıyor olması sebebiyle bu zam elektrik maliyetlerini doğrudan olarak artıracak ve tüketici elektrik fiyatlarına Ekim ayında ciddi bir zam baskısı oluşacak. BOTAŞ’ın son yaptığı yüzde 50’lik zam ile 2022 yılı içinde elektrik üretim amaçlı naturel gaz fiyatında toplamda yüzde 330’sevinç zam yapıldı. Özellikle kış aylarında gerek doğal gaz talebinin artışı gerekse de doğal gaz kaynaklı santrallerin toplam üretimdeki payının artması ile sene sonuna kadar tüketicilere tesir edecek minimum 1-2 zammın daha yapılmasına kati gözüyle bakılıyor.

Tüm dünyanın aksine fosil kaynakların desteklenmesinin orta vadede kararı olumsuz olacak

Elektrik zamlarını ve elektrik piyasasındaki gelişmeleri değerlendiren encazip.Com kurucusu ve enerji ekonomisti Çağada Kırım, orta vadede ülkemizi bekleyen tehlikeleri de söyledi. Rusya Ukrayna krizi ile pandemi sonrası talep artışının küresel enerji fiyatlarını ciddi seviyede artırdığının altını çizen Kırım, sözlerine şu şekilde devam etti: “Küresel enerji fiyatlarının ciddi anlamda arttığı bir gerçek sadece ülkemizdeki maliyetlerin bu denli artmasının en önemli sebebi döviz kurlarındaki artış. Amerikan doları kuru 2021 yılı seviyesinde kısaca 8-9 TL civarında kalsaydı bizler bu küresel krizden ortalama yüzde 60 oranında daha azca etkilenirdik. Zira geçen yıla gore dolar bazında elektrik maliyet artışı yüzde 200 seviyelerinde. Bir diğer taraftan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik maliyetlerindeki hızlı artışın önüne geçmek için birtakım önlemler alıyor. EPDK’nin almış olduğu önlemler bir ihtimal kısa müddette elektrik maliyet artışlarını durdurabilir sadece bu önlemlerin doping şeklinde olduğunu, dopingin tesiri geçer geçmez oldukça daha kötü sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. Kararlar alınırken ne olursa olsun yerli ve yenilenebilir kaynaklar öncelenmeli ve yatırımcılar bu tarafa yönlendirilmeli. Ne yazık ki şu anda tüm dünyanın aksine bizde fosil kaynaklar destekleniyor, buna ilave olarak alınan kararlar yerli, ucuz ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapacak yatırımcıyı kaçırıyor. Tüm bunlar yerine hemen tam serbest piyasa koşullarına geçilmeli, maliyetlerin sanayici üzerine yüklenmesi uygulanmasından vazgeçilmeli ve yerli kaynalar desteklenmelidir. Ancak bu şekilde orta vadede ucuz elektrik faturalarından bahsedebiliriz.