Danske Bank ECB faiz artışı beklentisini yükseltti- beklenen resesyona karşın - 2022

Danske Bank ECB faiz artışı beklentisini yükseltti- beklenen resesyona karşın – 2022



Hafta sonu süresince ECB kanadından gelen sayısız şahin yorum ışığında, Danske Bank ECB faiz artışı beklentisini değiştirdi.

Şimdi ECB’nin önümüzdeki hafta 75bp faiz artışı yapmasını bekleyen kuruluş, bu artışı Ekim ayında 50bp ve Aralık ayında 25bp izleyeceğini öngörüyor.  Fakat gelecek verilere göre ekim ve aralık aylarında faiz artışlarının değişebileceği uyarısını da yapıyor.  ECB mevduat oranının son noktasını %1,5 olarak açıklıyor.

Yeniden yatırım takvimi ile ilgili olarak, şu anda ECB’nin bir değişim yapmasını beklemiyor, ancak önümüzdeki aylarda artan piyasa ve ECB odağı, bu tür kararların alınabileceği Aralık ayından önce tartışmaları yoğunlaştıracak.

Euro Bölgesi’nin bir durgunlukla yüz yüze kalacağına ve ECB’nin buna karşın ürem artışlarına devam edeceğini düşünen Danske Bank tırmanacağına inanıyoruz, ECB’nin sıkılaştırması olmasa bile, Avrupa ekonomisinin kötüleşen enerji krizi sebebiyle çok zor bir dönemeçte olduğunu vurguluyor.

Yoğunlaşan enflasyon baskısı – şahinler tellerin üzerinde

Avrupa ekonomisi, son birkaç hafta içinde sarmal gaz ve elektrik fiyatlarının ardından büyük bir arz şokuyla yüz yüze. Sonuç olarak, kısa vadeli enflasyon baskısında mühim bir yoğunlaşma var. Enflasyonda doruk nokta şu anda piyasalar tarafınca 2. çeyreğin bir çok için Eylül ayında %9 civarında beklenirken Aralık ayında %10’un üzerinde öngörülüyor. Yoğunlaşan enflasyon dinamiklerinin bir kararı olarak, bu mevzuda artan oynaklık ve belirsizlik izlenmekte. Bu durum, ECB’nin Yönetim Konseyi’nin bilhassa şahin üyelerinin oldukca agresif olmalarına ve son birkaç gün arasında keskin bir sıkılaştırma ihtiyacı olduğunu savunmalarına neden oldu. Ayrıca, enflasyon beklentilerinin bozulması veya ücret / enflasyon sarmalının devreye girmesi risklerinin arttığına işaret ediyorlar.

Schnabel’in önemli hitabı

Bu hafta sonu Jackson Hole konferansı sırasında, etken ECB üyesi Schnabel, ekonomi ve enflasyon görünümü hakkında görüşlerini paylaşırken fazlaca şahin bir sunum yapmış oldu. Schnabel, şokların potansiyel olarak daha büyük, daha sık ve kalıcı olduğu daha azca elverişli bir ortamla yeni bir oynaklık çağını anlatırken, ECB’nin ekonomik dinamiklerde belirsizliğin ve yapısal değişimin arttığı bir ortamda tartışmalı da olsa fiyat istikrarı sağlama yetkisine sahip bulunduğunu da hatırlattı.

Bununla beraber, belirli durumlarda enflasyonu istikrara kavuşturmanın artık şoklar esnasında üretimi istikrara kavuşturmaya eşdeğer olmadığını ve bu nedenle enflasyon ve çıktı arasında para politikası için bir balans anlamına geldiğini korumak için çaba sarfediyor. Dahası, Schnabel, merkez bankalarının iki yol izleyebileceğini söylemiş oldu: 1) ya para politikasının arz şoklarıyla başa çıkmak için yanlış deva olduğu görüşüne uygun olarak ‘dikkat’ ya da 2) daha düşük gelişme ve daha yüksek işsizlik riski altında bile enflasyona karşı kuvvetli bir reaksiyon ile ‘kararlılık’.

Merkez bankalarının neden şimdi kararlılıkla hareket etmeleri gerektiğine dair üç argümana işaret ediyor: 1) enflasyon belirsizliği, 2) güvenilirlik ve 3) oldukça geç hareket etmenin maliyeti. Ayrıca, enflasyonun kalıcılık derecesinin belirsiz olduğu durumlarda, “enflasyonun arz yada talep tarafından yönlendirilip yönlendirilmediğinin büyük seviyede alakasız bulunduğunu” savundu. Bir merkez bankası “enflasyonun kalıcılığını hafife alırsa – çoğumuzun son bir buçuk yılda yapmış olduğu benzer biçimde – ve netice olarak politikalarını uyarlamak için yavaşsa, maliyetler mühim olabilir ” dedi.

Konuşması enflasyonun ana deposu besin ve enerji bileşeninden geldiği için daha yüksek faiz yoluyla sıkılaştırmanın iyi mi daha düşük enflasyonla sonuçlanacağını sorgulanmakta. Bununla beraber, fiyat istikrarına yönelik kararlılık oldukça aleni, çünkü lafları bununla birlikte daha yüksek işsizliğe haiz bir durgunluğun bir kararı olabileceği kabulünü de yansıtmakta, ancak çok geç hareket etme riski daha davranışlarında ölçülü bir yaklaşımı gölgelemekte.

Danske Bank