Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Çalışan, sermaye değildir...’ - 2022

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Çalışan, sermaye değildir…’ – 2022



Ekonomide makas değişiminin yaşandığı günümüzde, zihniyetin aynı kalması düşünülemez. Nitekim dünyada da perspektif hızla değişiyor. Çalışan terimi, beceri yönetimi olarak nitelendiriliyor.

Fakat ne yazık ki Dördüncü Sanayi Devrimi’nin konuşulduğu bugünlerde, Endüstri 2,5 ortalamasında olduğu araştırmalarla ortaya konulan reel sektörde bu değişim, dünyaya oranla oldukca yavaş işliyor.

Halen ‘iş beğenmiyorlar’ aşamasından öteye gidemedik. Teknik yetersizlikle suçlanan personelin, yurtdışına iyi maaşlarla gitmesini de, yetersiz denilen meslek lisesi mezunlarının içerisinden çıkıp dünya genelinde tasarımcı olanlar da ders vermiyor.

Şüphesiz öğrenim sisteminden çalışma hayatının uyumsuzluğuna kadar bir takım sorun var. Ama aslolan sorun gözünden kilitleniyor.  Peki iyi mi olmalı? Uzun zamandır tekstil sektörü üzerinden istihdam sağlamaya ve üreten bir ülke olma yolculuğuna uğraş veren bir isim: Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk.

Her ay bir ilde istişare toplantısı yapıyorlar. Bu ay da Diyarbakır’da buluşulmuş. Konu; altıncı bölgede tekstil fırsatları… İşin bu tarafıyla ilgili bilgileri anlatırım. Ben bunu konuşmak üzere kendisini radyo programıma bağladım ve söyledi.

Ama tüm bu tarz şeyleri söylerken, istihdam yaklaşımıyla alakalı o kadar kıymetli mesajlar verdi ki; ders niteliğindeydi. Şimdi konuşmasından not aldığım birtakım satır başlarını aktaracağım ve ne demek istediğim fazlaca net anlaşılacak.

“Bir fabrika kurarken koyduğunuz makine, aldığınız hammadde sizindir. Ama müşteri ve çalışan size ilişik değildir. Çalışma arkadaşınızı rant yahut maliyet olarak göremezsiniz. Kişi, bir işe karın tokluğuna değil, insan benzer biçimde yaşamaya ve yaşayacak ölçüde emeğinin karşılığını almaya gelmelidir.

Herkese eşit bir ücret belirlerseniz, sonrasında da kişinin katkısını, performansına ve niteliğine gore fark koyarsanız değerli olduğunu anlar. Ara eleman diye bir şey yoktur. Teknik personel terimi getirilmelidir.

Tekrar altını çiziyorum personeliniz sizin değildir. O sadece emeğiyle orada bulunan emek harcama arkadaşınızdır. Bu perspektif gelişmeyince de sıkıntı büyüyor. Sanayici makineye, binaya yatırım yapıyor. Ama sıra çalışma arkadaşına gelirce işin rengi değişiyor.”

Şimdi aslen bu sözlerinin üstüne bir şey söylemek icap eder mi bilmem. Ama şu bir reel ki, bütün dünyada hızla değişen ve çalışanların, memnuniyeti ölçülürken iç müşteri diye tanımlanan bir ortamda, bizler halen 2001 krizinden kalan bir hastalıkla ‘beğenmiyorsan git; kapının önünde binlerce işsiz var’ oynuyoruz.

Sonuç mu? Bu kafayla ne bereketlilik yakalanır; ne o maliyetler birim üretim artmadığı için düşer. Ne yaratıcılık beslenmediği ve takdir edilmediği için katma değerli üretim gelir ne de elde personel tutulur.

Meseleye fiyat bazlı bakıldığı için de yabancı işçi çalıştırma eğilimi artar ve Türkiye fasoncu Hindistan mantığından öteye gidemez. Acı ama gerçek; üzgünüm. Bu ülkede üreticinin oldukça sorunları var. Mutlaka çözülmeli ve ülke bir üretim mantığına bürünmeli.

Bunları senelerdir savunuyorum. Savunuyorum ama dönerek de insanı içerisinden şunu da demek geliyor: Bir de dön aynaya bak ne olur.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Büyümeden payımıza zam düştü...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Büyümeden payımıza zam düştü…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Bahane işsizliği büyütür...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Bahane işsizliği büyütür…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Borçların kamulaşmasının ilk adımı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Borçların kamulaşmasının ilk adımı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Kimsenin işine yaramayan maaş...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Kimsenin işine yaramayan maaş…’