Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Bahane işsizliği büyütür...’ - 2022

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Bahane işsizliği büyütür…’ – 2022



Anlaşılan o ki ekonomide Çin modelinden vazgeçmemişiz. Nereden anlıyoruz? İşsizliğin kol gezdiği ama rakamlara bakıp işsizliğin olmadığının söylendiği ülkemde, insanların açlık fiyatına çalıştırılmak istenmesi bile düzgüsel karşılanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkemizde işsizlik diye bir problem olmadığını belirterek, ‘yeter ki çalışmak iste’ deyip konuyu pekiştirdi ve sorunun iş beğenmemek bulunduğunu ifade etti. Mezun bir mühendisi açlık sınırının altında asgari ücretle çalıştırmaya kalkarsanız esasen orada iş küçümsemek değil, tutarı kabul etmemek laf mevzusudur.

Demek ki bu ülkede ekonomiyi yöneten ünite, insanların dolar bazında Çin fiyatlarının bile altında çalışmasında, fakirlik sınırının yanından geçmemesinde, açlık sınırının altında dahi ücret teklif edilmesine sıkıntı gözüyle bakmıyor.

Peki bütün sorun bu mu? Yani iş var; karşılığında istenen ücret alınamıyor ve insanlar da çalışmak istemiyor öyle mi? Böylesi bir tavır vakası oldukça burun kıvırmak olur. Reel sektöre bakmış olduğunuzda nitelikli ara personel bulamıyor. Doğru.

Ama bulduklarını da yok pahasına çalıştırmak istiyor. Onlar da Avrupa ülkelerinin nitelikli personel arayışına dayanarak, yok pahasına çalışıp kendisini bağlamak yerine, bu ülkelere gidiş için şanslarını zorluyorlar.

Zaten bu akının da vize problemini ortaya çıkarttığı açık. Yani verilen ücreti beğenmeyip çalışmayanlar, Türkiye’nin kalifiye çalışanları. Bunun toplam nüfus içerisindeki oranı da öyle zannedildiği benzer biçimde tamamına yakını değil.

Çünkü her ile üniversite mantığıyla, gençleri mesleksizleştirip, mezuniyet belgesi sahibi yaparken, yaklaşık 5 yıl işsizlik istatistiklerinden dışarıda tutma oyununun sonuçlarını yaşıyoruz. Ne yazık ki bugün kalifiye insanın kaçtığı yahut kaçmaya çalıştığı, niteliği kifayetsiz olanların yok pahasına çalmış olduğu, diğerlerinin iş bulamadığı, yevmiye usulü çalışanların da asgari ücretin bile altında günlük nafakaya evet dediği bir fotoğraf içerisindeyiz.

Bir adamın iş bulmaktan ümidini kesmiş olması, onun ile alakalı değerlendirmeleri sosyolojik noktaya taşır fakat işsiz olduğu gerçeğini değiştirmez. Meseleyi sadece iş beğenmeme üstüne kurgulayamazsınız.

Çünkü ancak dış tecim açığındaki yapı bile, ülkenin gerçekçi ve katma kıymetli bir üretim yapmadığını, kredi ile ilgili beklenti sermaye birikiminin olmadığını, dijitalleşmeyle beraber kaybolacak meslekler yerine, halen eğitimi unutup öğretim üstünden sınav yaparken insanlara yeni yetenekler kazandırmak için uğraşmadığını gösteriyor.

Her ile üniversite sistemi 5-6 yıl ortalamayla insanları işi olmayan göstermemeye yaradı fakat sonuçta büyük bir iflas ile yüz yüze kaldı. Bina çöküyor ve işveren de çalışan da altında kalıyor. Bütün bu gerçekleri analiz etmeden, günün sonucunda insanların evine yeterli ekmeği götürmediğini görmeden işsizliği değerlendirmek ise ‘iş beğenmiyorlar’ tavrıyla oluyor.

Bunun adı ne biliyor musunuz? Başarısızlığı görmezden gelip, diyecek söz bulanamadığını için karşısındaki suçlamak. Tesbit bu… Teşhis ne, o da ekonominin alanı değil.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Borçların kamulaşmasının ilk adımı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Borçların kamulaşmasının ilk adımı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Kimsenin işine yaramayan maaş...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Kimsenin işine yaramayan maaş…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Ezber bozan Ordu'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Ezber bozan Ordu’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Karttan çek...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Karttan çek…’