Cemre Yoldaş: Yatırımlarda Pygmalion Etkisi - 2022

Cemre Yoldaş: Yatırımlarda Pygmalion Etkisi – 2022



“Yaşadığı acı deneyimler sebebiyle kadınlardan nefret eden Kıbrıslı heykeltıraş Pygmalion’un canı o kadar yanmıştır ki belli bir müddet sonra tüm bayanlardan tiksinti duymuş ve hepsinden kaçınır hale gelmiştir. Hayatının hiç bir zamanını onlardan biriyle geçirmek istemeyen Pygmalion ölünceye kadar evlenmeme yemini de etmiştir. Bu acı deneyimlerden dolayı Pygmalion günlerden bigün, kendi gönlünde yatan ülkü hanıma göre bir hanım heykeli meydana getirmeye karar verir. O kadar uzun zaman çalışır, oyma ve heykeltıraşlık mevzusundaki tüm becerisini ortaya koyar ve mesleğini öyle büyük bir adayışla yapar ki en sonunda yaşayan ve yaşamayan herhangi bir hanımdan daha güzel ve harika bir fildişi kadın heykeli ortaya çıkar. Pygmalion, bu heykele “uyuyan aşk” anlamına gelen “Galatea” adını verir. Ortaya çıkan heykel, yaratıcısı Pygmalion’un dahi beklentilerinin çok üstündedir.

Pygmalion, yaptığı kadın heykelini sürekli seyretmekten, ona her baktığında onun bir heykelden daha fazlasını istemekten, onunla konuşmaktan kendini alıkoyamaz ve nihayet Galatea’ya derinden âşık olur. Hissettiği aşk öylesine güçlüdür ki Pygmalion bir gün Venüs (Afrodit) tapınağına masraf ve aşk tanrıçası Venüs’e yalvarır; heykeline can vermesini diler. Pygmalion tapınaktan eve dönüp heykelini öptüğünde onun sıcak ve yumuşak bulunduğunu fark eder. Zihni şüphe ve sevinç içinde gidip gelse bile Tanrıça Pygmalion’un sevgisinden etkilenmiş ve heykeli Galatea’ya can vermiştir.”

Hiç Wallenda Faktörünü veya Rosenthal Etkisini duydunuz mu?

Wallenda Faktöründe ismini veren hikâyede, Karl Wallenda adında bir ip cambazı senelerce başarıya ulaşmış gösteriler yapar. Çok fazla başarı göstermiş gösterilere haiz olmasına karşın bir gün ipten düşerek yaşamını kaybeder. Ölümünden sonra eşi tarafınca yapılan açıklamada, Wallenda’nın düşmeden önceki üç ay boyunca odaklandığı düşüncenin ipte yürümek değil ipten düşmemek olduğu anlaşılır. Robert Etkisinde konu edilen ise; Robert Rosenthal ve arkadaşları öğretmen-talebe ilişkisini ele alan bir çalışma yaparlar. Araştırmacılar, bir ilkokulun birden altıya kadar olan bütün sınıflarındaki öğrencilerine yaygın olarak kullanılan bir zekâ testi uygular ve öğretmenlere bu testin zihinsel gelişimi öngördüğünü söylerler. Ardından öğrencilerin yaklaşık yüzde yirmisini rastlantısal olarak seçerek öğretmenlere bu çocukların gerçekten dikkate kıymet bir zihinsel inkişaf gösterdiklerini belirtirler. Ders yılı sonunda aynı test aynı öğrencilere yeniden uygulanır ve öğrencilerin hakikaten de dikkate değer bir zihinsel büyüme gösterdikleri gözlemlenir. Rosenthal ve arkadaşlarına gore deney ve kontrol grubu arasındaki tek ayrım öğretmenlerin seçilmiş öğrencilere karşı olan davranışlarıydı. Çünkü öğretmenler seçilmiş öğrencilere karşı daha sabırlı ve onları yüreklendirici davranışlar sergilemişler ve bu beklentilerini ses tonu, yüz ifadeleri ve benzer yollarla öğrencilere iletmişlerdi. Böylece öğrenciler kendilerini daha fazla çalışmaya güdülemişti.

Yukarıda bahsedilen her iki konu genellikle “Pygmalion Etkisi” ya da “Kendini Gerçekleştiren Kehanet” kavramı altında incelenir. Pygmalion, 1770 yılında Jean Jacques Rousseau tarafınca ilk kez özünü koruyarak yazıya dökülmüştür. 1898 senesinde ise Alman Psikiyatrist Albert Moll tarafınca bu kavramın içeriği söylenmiştir. Bu kavrama bakılırsa; kişiler kendilerinden ne bekleniyorsa o biçimde davranıyor bu davranışlar da kehanetlerin gerçekleşmesine niçin oluyordu. Albert Moll’dan sonra Sosyolog Robert Merton ise siyahiler üstünden bir emek verme yaparak Pygmalion Etkisini başka bir noktaya taşımıştır. O yıllarda Amerika’da yaşayan siyahiler, düşük ücretlerle çalıştırılıyordu, haliyle bu düşük ücretler onların düşük yaşam şartlarına haiz olmalarına sebep oluyordu. Merton, yaptığı çalışmada siyahilerin bu yönde ön yargılara haiz bulunduğunu fark etti ve önyargıların devamlı olarak tekrarlanması kendilerini değersiz, sevilmez ve nötr düşünmeye itiyordu. Bu durumda Pygmalion Etkisi, kendi kendini oluşturan bir kehanet oluyordu.

Merton’a nazaran; öncelikle bir vaziyet yanlış tanımlanıyor. Bu yanlış tarif, yeni bir davranışa yol açıyor. Yeni alışkanlık ise başlangıçta yapılan yanlış tanımı gerçekleştirmiş oluyordu. Yukarıdaki mitte Pygmalion, hiç bir kadının sevgisine layık olmadığını düşünüyor ve bu sevgiye layık olabilecek tek kadının kendi zihninin ürünü olabileceğine inanıyor. Bu bir yanlış tanımdı. Pygmalion, yaptığı yanlış tanıma olan inancından yola çıkarak bir heykel yapıyor ve kendi yapmış olduğu bu heykele âşık oluyor. Bu da başta yapmış olduğu yanlış tanımdan meydana gelen yeni bir davranıştı. Venüs’ün heykele can vermesiyle Pygmalion hakikaten de kendi zihninde yarattığı kadınla evleniyor. Başlangıçta yapılma olan yanlış tarif gerçekleşmiş oluyor.

İnanılan şeyin gerçekleşmesi normal olarak mutluluk vericidir ancak 1964 yılında psikolog Robert Rosenthal insanların gerçekliğinin, başkalarından yahut kendi beklentilerinden müspet etkilenebileceği şeklinde olumsuz etkilenebileceğini göstermiştir. Nitekim makalenin başlarında bahsedilen Robert Etkisi ne kadar müspet bir misal ise Wallenda faktörü de bir o denli negatif örneklerdendir. Hatta ilerleyen dönemlerde yapılan emekler kendi kendini gerçekleştiren kehanetlerin döngüsel doğasının insanlarda anksiyete ve depresyonun gelişmesinde ve derinleşmesinde rol oynayabileceğini göstermiştir. Kendi kendini meydana getiren kehanet anksiyete problemi olan kişilerin kendisini daha güvensiz, endişeli ve romantik olarak daha hassas hissetmesine neden olurken; depresyonla savaşım eden kişilerin daha değersiz, sevilmez ve yansız hissetmeye yönlendirdiği gözlenmiştir.

Peki, yatırımcı tarafında Pygmalion Etkisi iyi mi işliyor? Olumsuz senaryoyu ele alırsak; yatırımcı yapmış olduğu, yapmış olduğu ya da ileride yapacağı yatırımların hiçbirinden kazanç sağlayamayacağını ve portföyünün kıymet kaybedeceğini düşünüyor. Bu yanlış tarif. Yanlış tanımla birlikte işlem meydana getirmeye başlamış olan yatırımcı, beklentilerinin tersi olan durumlarla karşılaştığında korku ve panikle yeni bir davranışa karar veriyor (yapmış olduğu yatırımı panikle satmak ya da panikle yeni yatırımlar yapmak vb.). Panikle yapmış olduğu muamele yatırımcının zarar etmesine neden olduğunda kehanet kendini gerçekleştirmiş oluyor. Yani, başta yapmış olduğu yanlış tarif gerçeğe dönmüş oluyor. Olumlu senaryodan bahsettiğimiz vakit ise yanlış tarif, yatırımcının yapmış olduğu bütün işlemlerden kazanç sağlayacağı üzerine kuruluyor. Eğer yatırımcı başaracağına olan inancı ile daha çok inceleme ve analize yönelirse; yanlış tarif, yatırımcıyı olumlu bir sonuca götürebiliyor. Fakat, yanlış tanım yatırımcıda aşırı itimat dediğimiz durumu ortaya çıkartıyorsa; yatırımcı ne yazık ki tekrar olumsuz bir sonuçla karşılaşabiliyor. Çünkü yatırımcının bir hedefe ulaşması konusundaki güveni ne kadar büyük olursa o denli oldukca risk alma eğiliminde olabiliyor. Yatırımcı ya bir hisseye normalden oldukca daha fazla yatırım yapıyor ya da portföyünü çok fazla ve değişik yatırımlarla şekillendirip portföyü üzerindeki kontrolü kaybediyor.

Bununla birlikte Pygmalion Etkisinin yanlış tanımla başladığını unutmamak gerekir. Yatırımcılarda oluşan yanlış tanım, belirsizliğin yoğun olduğu dönemlerde çoğu zaman yatırımcıların “sezgisel yöntemler” kullanmasından dolayı ortaya çıkmaktadır. Tversky ve Kahneman 1973 senesinde yatırımcıların kabiliyetler hakkında çıkarımlarda bulunduklarını bundan dolayı de kararlar alırken kendi yeteneklerinden ve başkaları tarafından algılanan yeteneklerinden etkilendiklerini belirtmişlerdir. Çünkü yatırımcılar çıkarımda bulunurken sezgisel yöntemler kullanıyordu ve bu çıkarımlar çıpa tesiri, temsiliyet ve geçerlilik denilen üç önemli sezgisel yargıdan oluşuyordu.

Çıpa tesiri, insanların bilmiş olduğu bir noktaya yahut bir rakama demir atarak uygun görmüş olduğu yönde düşüncelerini ayarlamasına denir. Bunu yaparken de insanoğlu tekrarlanan deneyimlerden, görmüş olduğu, duyduğu herhangi bilgilerden etkilenilebilir. Örneğin bir komşunuz var ve komşunuzun birtakım davranışlarından dolayı onun mahcup, içine dönük, yardımsever, uysal, düzenli bununla beraber insanoğlu ya da gerçeklik yaşamına fazlaca az ilgi duyan biri olduğunu düşünüyorsunuz. Komşunuz hakkında bu düşüncelerinizin oluşma nedeni, daha ilkin başka insanlarda onlarca kere gördüğünüz alışkanlık kalıplarından yahut başka insanların komşunuz hakkında size dediği şeylerden ötürü olabilir.

Temsiliyet tesiri ise kalıplara benzerliktir. İnsanların ilgilendikleri ihtimal sorularından birçoğu şu iki türden birine aittir: A nesnesinin B kategorisine ait olma olasılığı nelerdir? A olayının B sürecinden kaynaklanma olasılığı nelerdir? Bu sorulara cevap ararlarken A’nın B’ye ne kadar benzediğini değerlendirmeye çalışırlar. Komşunuzun mahcup, içine dönük, her vakit yardımsever, uysal, tertipli bununla beraber insanoğlu veya gerçeklik dünyasına oldukca az alaka duyan biri bulunduğunu biliyorsunuz ki (öteki insanların görüşleriyle bu düşüncenizi desteklediğiniz için bildiğinizi düşünüyorsunuz). Fakat mesleğinizi bilmiyorsunuz. Aklınızda oluşan satıcı, pilot, kütüphaneci, hekim vb. Benzer biçimde meslek sıralaması temsiliyete nazaran ortaya çıkmaktadır. Ve sizin komşunuza karşı olan davranışınızda düşündüğünüz listeye gore değişiklik göstermektedir. Kısaca; temsil edilebilirlik, benzer özelliklere haiz olan şeylerin büyük miktarda benzer bulunduğunu ve birbirlerini etkilediği varsayımını kabul eder ve sizin bir liste oluşturmanızı sağlar.

Geçerlilik yanılsamasında ise insanlar genelde verileri en iyi temsil eden sonucu seçerek bir öngörüde bulunurlar. Öngörülerine olan güvenleri en baştaki temsil derecelerine bağlıdır. Diğer bir deyişle yapılan tanımlama kısıtlı, güvenilmez yahut geçersiz olsa da seçilen sonuç ile veri arasındaki örtüşmenin kalitesi önemlidir. Komşunuzun davranışları ile oluşturduğunuz meslek listesinde onun kütüphaneci bulunduğunu öngörmeniz geçerlilik yanılsamasıdır. Yani, toplumsal medyada dolaşırken veya televizyonu izlerken gözünüze çarpan bir haberden ötürü hangi sektörlerin iyi mi etkileneceğini düşünmeniz çıpa tesiri, bu sektörlerin içindeki pay senetlerini listelemeniz temsiliyet etkisi, bu listedeki birtakım hisse senetlerinin düşeceğini veya yükseleceğini öngörmeniz ise geçerlilik etkisidir. Ancak unutulmaması gerekilen mühim şey şudur: bahsedilen sıralamayı detayla incelemelerle beraber zamana yayarak yapmanız ve hızlı yapmanız içinde fark vardır. Yavaş düşünme sistemi ile kısaca Sistem 2 ile karar verip, analizler yaptıktan sonra işlem yapmanız yatırım; düşünme eylemini harp yahut kaç sistemine şu demek oluyor ki Sistem 1’e bırakarak, saniyeler arasında karar verip yatırım yapmanız ise kumardır. Çünkü, Sistem 2’de yanlış tanım ile ortaya çıkan listeyi gözden koymak için kendinize bir fırsat verirsiniz. Diğer bir ifadeyle mermerden heykel yaratmak için bir vaktiniz olur. Ancak hızlı karar aldığınızda bilişsel yanılsamalar sizi oldukça süratli bir halde zarar noktasına taşıyacaktır.

İnsanlar nihai cevap vermeye koşullanmıştır ve devamlı olarak tahmin yürütürler. Yürüttükleri tahminler ise genellikle istedikleri şeyleri haklı çıkartmak üzerine kuruludur. Düşünceler başkaları için ne kadar saçma olursa olsun, insanlar inançlarını herhangi bir öneriyle sarsılmaz halde sürdürebilirler. Başkalarının yapamayacağı şeyleri yapabileceklerine inanırlar ve bu biçimde davranışlar sergilerler. Bu, her zaman kötü sonuçlar ortaya çıkarmaz ancak negatif sonuçların ortaya çıkmaması için kısaca kehanetlerinin kendisini müspet bir biçimde gerçekleştirebilmesi için karar verdikleri ortamın öngörülebilir tertipli bir ortam olduğuna dikkat etmeleri icap eder. Ayrıca bu düzenli ortamın kendileri için uzun soluklu pratik yapabilmek için bir fırsat sunduğunu da unutmamalıdırlar. Kendi algınız bir anlamda kendi kendini oluşturan bir kehanet gibi çalışır bunun müspet yahut olumsuz sonuçlar ortaya çıkarması ise siz kalmış…

Cemre,

 

Kaynakça

Kahneman, D. (2015). Hızlı ve Yavaş Düşünme. İstanbul: Varlık Yayınları.

Akmeşe, Z. (2019). PYGMALION ETKİSİ VE SİNEMAYA YANSIMALARI. I. Uluslararası İletişim ve Yönetim Bilimleri Kongresi, (s. 1178-1186).

Yıldız, N. (2020, Temmuz 9). Psikoloji Literatüründe Pygmalion Mitinin Yeri. IQ: https://10layn.Com/psikoloji-literaturunde-pygmalion-mitinin-yeri/ adresinden alındı

Doğan, M. D. (2019, 12 2). Birtakım Kehanetler: KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN Kehane. Geekyapar!: https://geekyapar.Com/metro/birtakim-kehanetler-kendini-gerceklestiren-kehanet/ adresinden alındı

Maidenberg, M. P. (2021, October 12). Beware of Your Self-Fulfilling Prophecy. Psychology Today: https://www.Psychologytoday.Com/us/blog/being-your-best-self/202110/beware-your-self-fulfilling-prophecy#:~:text=The%20Pygmalion%20effect%20is%20a,through%20their%20actions%20or%20inaction. Adresinden alındı

 

Deniz Yatırım ‘Model Portföy’ünü Güncelledi…

Prof. Yalçın Karatepe: Borsada kazananlar kim?

 

Artunç Kocabalkan – Işık Ökte:  Borsada tenis

Book of Ra