Cemre Yoldaş: PERDENİN ARKASINDAKİLERE ALDIRMAYIN-SAVAŞLAR - 2022

Cemre Yoldaş: PERDENİN ARKASINDAKİLERE ALDIRMAYIN-SAVAŞLAR – 2022



 

Herkese selam, Yazıyı okumaya başlamadan ilkin birkaç bilgi vermem icap ettiğini düşünüyorum.

  1. Aşağıdaki yazıya hiç bir yorum eklenmemiştir. Bu makale, Zeitgeist: The Movie Belgeselinde para kısmında anlatının yazıya dökülmüş halidir.
  2. Yazı, ilk yazının devamıdır eğer o yazıyı okumadıysanız bundan önce onu okumanızı öneririm.
  3. Belgeseli kovuşturmak isteyenler lüzumlu bağlantıları aşağıda bulabilirler.

 

 

…Bu gelir vergisi, bütün ülkenin köleleştirilmesinden başka bir şey değil. Şimdi ekonominin kontrolü ve mal varlığımızın düzenli olarak soyulması bankerlerin elinde tuttuğu Rubik küpünün ancak bir yüzü. Kâr sağlamanın ve kontrolün öteki aracı, harp…

1913 yılında Federal Rezerv kurulduğundan beri, birçok büyük ve minik cenk yaşandı. Bunların en oldukca bilinenleri 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı ve Vietnam Savaşı’dır.

1.Dünya Savaşı

1914 yılı, Avrupa’da harp İngiltere-Almanya merkezinde başladı. Amerikan halkı savaşa dahil olmak istemiyordu esasen Başkan Wilson da ülkenin tarafsızlığını deklare etti. Halbuki Amerikan yönetimi kimseye sezdirmeden, muharebeye girebilmek için herhangi bir bahane arıyordu. Eyalet Sekreteri William Jennings’in bir gözlemine gore:

“Büyük yatırımcılar, dünya savaşıyla yakından ilgileniyorlar, zira cenk yüksek kâr getirecek fırsatlar demek.”

Uluslararası bankerler için meydana gelebilecek en kârlı şey savaştır. Çünkü savaş ülkeyi, Federal Rezerv Bankası’ndan daha oldukça faizli borç almaya zorlar. Woodrow Wilson’un baş danışmanı ve müşaviri Albay Edward House, cenk isteyen uluslararası bankerlerle yakın ilişkiler arasında olan bir tanesiydi. Müşavir Albay House ve İngiltere Dışişleri Sekreteri Sir Edward Grey yazıya da dökülmüş bir toplantıda, ABD’yı harbe iyi mi sokacaklarını tartışırlar. Grey sorar:

“Eğer Almanlar, arasında Amerikalıların bulunmuş olduğu bir gemiyi batırırsa Amerikalılar ne yapar?”

House yanıt verir:

“İnanıyorum ki bu kıvılcım Birleşik Devletleri sarsacak ve tek başına bizi muharebeye sürüklemeye yetecektir.”

Ve 7 Mayıs 1915 yılında, Sir Edward Grey’in de önerdiği şeklinde Lusitania isminde bir gemi kasıtlı olarak Alman kontrolündeki ve Alman Deniz Kuvvetleri’nin geçeceğini bildiği sulara gönderilir. Beklendiği gibi, bir Alman U Bot’u gemiye torpido yollar, gemideki cephanenin de patlamasıyla 1200 kişi ölür. Bu tezgâhın doğasını daha iyi anlayalım; Alman Konsolosluğu vakadan sonra New York Times’a duyuru vererek Amerikan halkına gemiyi kendileri adına risk oluşturduğu için batırdıklarını, ABD’dan İngiltere’ye harp sahasından gidecek her geminin, batırılmayı göze alması gerektiğini söylemiş oldu.

Beklendiği şeklinde Luistania’nın batırılması, Amerikan halkında büyük bir öfke dalgasına neden oldu ve ABD kısa vakit sonrasında muharebeye girdi. 1.Dünya Savaşı 323.000 Amerikalının ölümüne sebep oldu. J.D. Rockefeller, bundan yaklaşık 200 milyon dolar kazanç sağlamış oldu. ABD’ya mal olan ve doğal ki faizli borç olarak Federal Rezerv Bankası’ndan alınan 30 milyar doları saymıyoruz bile, ki bu para da internasyonal bankerlerin hasılatı olmuştur.

2.Dünya Savaşı

7 Aralık 1941’de, Japonlar Pearl Harbour’daki Amerikan üssüne saldırdılar ve bizi muharebeye soktular. Başkan Franklin D. Roosevelt taarruz gününü, “Alçaklık arasında anılacak bigün” olarak nitelendirdi. Gerçekten de alçak bir gündü, ama Pearl Harbour’a yapılan sözüm ona sürpriz saldırıdan dolayı değil. 60 yıl sonrasında ortaya çıkan delillere gore, Pearl Harbour’a yapılacak taarruz haftalar evvelde biliniyordu, yapılması istenmişti ve provoke edilmişti. 18. Yy’dan beri ailesi New York’da bankacılık meydana getiren ve amcası Fredrik’in “Federal Rezerv” yönetim kurulunda bulunmuş olduğu başkan Roosevelt, internasyonal bankerlerin istediği şeye çok sıcak bakıyordu ve istedikleri bu şey savaştı. Ve daha ilkin de gördüğümüz gibi hiçbir şey bu bankerler için savaştan daha kârlı olamazdı. Roosvelt’in Savaş Sekreteri olan Henry Stimson, Roosevelt’le yaptığı bir konuşmayı 25 Kasım 1941 tarihinde günlüğüne yazmıştır:

“Sorun şuydu ki, onları ilk kurşunu atmaya nasıl zorlayacaktık? Bu vakası kesinlikle Japonların yaptığından güvenilir olmak istiyorduk bu şekilde kimin saldırgan olduğuna dair geriye hiçbir kuşku kalmayacaktı.”

Pearl Harbour saldırısı yaşanmadan önceki aylar boyunca Roosevelt Japonları kızdırmak ve kışkırtmak için elindeki bütün gücü kullandı. Japonlara petrol ihracatını durdurdu, ABD’deki bütün Japon yatırımlarını dondurdu, Nasyonalist Çin’e halk yardımı ve İngiltere’ye askeri yardım yapmış oldu ki her iki devlet de Japonya’nın düşmanıydı. Bunların hepsi internasyonal cenk kurallarına tamamen aykırıydı. Ve 4 Aralık günü, doğrusu saldırıdan 3 gün ilkin Avustralya istihbaratı Roosevelt’e bir Japon saldırı kuvvetinin Pearl Harbour’a doğru yaklaştığını bildirdi. Roosevelt umursamadı. Sonunda istendiği ve izin verildiği gibi, 7 Aralık 1941’de Japonya Pearl Harbour’a hücum etti ve 2400 askeri öldürdü. Pearl Harbour saldırısından ilkin Amerikan halkının %83’ü savaşa karşıydı. Pearl Haorbour’dan sonra 1 milyon adam savaşa gitmek için gönüllü oldu. Önemli bir nokta da şuydu, Nazi Almanya’sının harp hareketi iki kurum tarafından destekleniyordu ve bunlardan biri I.G. Farben’di. I.G. Farben Almanya’nın patlayıcılarının %84’ünü ve toplama kamplarında milyonları öldürmekte kullanılan Zyklon B gazını üretiyordu. I.G. Farben’in adı geçmeyen ortaklarından biri de J.D. Rockefeller’ın Amerika’daki “U.S. Standart Oil” şirketiydi. Hatta Alman Hava Kuvveti uçakları, Rockefeller’ın bu petrol şirketinin ürettiği özel katkı maddesini kullanmadan uçamazdı. Örneğin Londra’nın Naziler tarafınca ağır bombalanması, I.G. Farben’in, Rockefeller’ın petrol şirketinden satın almış olduğu 20 milyonluk yakıt sayesinde yapılabilirdi. Bu, Amerikan iş dünyasının 2.Dünya Savaşı’nda her iki tarafı da nasıl finanse ettiğini gösteren ufak bir örnek ancak. Söz konusu bir öteki hain kurum da New York’taki Birleşik Bankacılık Kurumu’ydu. Hitler’in kuvvetli yükselişini tetikleyen birçok yatırımı finanse etmekler kalmadılar ayrıca harp süresince birçok materyal şeklinde Nazi paralarını da bankacılık yoluyla akladılar. Yani milyonlarca dolar Nazi parasını kasalarında tuttular. New York’taki “Birleşik Bankacılık Kurumu” düşmanla ticaret prensiplerini tamamen aykırı hareket etti. Tahmin edin Birleşik Banka’nın başkan yardımcısı ve yöneticisi kimdi? Prescott Bush, şimdiki başkanımızın büyük babası ve tabii ki eski başkanımızın babası. Bush ailesinin etik ve politik kararlarını sorgularken bu detayı da aklınızda bulundurun.

Vietnam

Birleşik Devletler, Kuzey Vietnam’a resmi olarak 1964 yılında savaş ilan etti, yani Tonkin Körfezi’nde Vietnam PT botlarının Amerika destroyerlerine saldırmış olduğu iddiasından derhal sonrasında. Bu olay Tonkin Körfezi vakası olarak bilinir. Bu tek rahat vaka, fazlaca büyük bir asker sevkiyatına ve topyekûn harp haline girilmesine neden oldu. Yalnız bir mesele var. PT botlarının Amerika destroyerlerine saldırısı hiçbir vakit olmadı. Bu tamamen harbe girmek için hazırlanmış sahte bir vakaydı. Eski Savunma Sekreteri Robert McNamara yıllar sonrasında Tonkin Körfezi Olayı’nın bir “Yanlışlık” bulunduğunu söyledi ve birçok yetkili veya subay ortaya çıkarak bu açıklamanın bile törpülenmiş olduğunu, aslında olayın tamamen orta oyunu, büyük bir asılsız olduğunu söylediler. Yine tamamen iş icabı, muharebeye girilmişti. Ekim 1966’da başkan Lyndon Johnson, Sovyet bloğuna uygulanan ticari ambargoları kaldırdı, şundan dolayı çok iyi biliyordu ki Sovyetler, Kuzey Vietnam’ın askeri ihtiyacının %80’ini karşılıyordu. Sonrasında Rockefeller Yatırımcılık, Sovyetler Birliği’ndeki bazı fabrikaları finanse etmeye başladı ki bunlar Kuzey Vietnam’a gönderilen askeri mühimmatların üretildiği fabrikalardı. Halbuki, her iki düşmanı da finanse ermek madalyonun sadece bir yüzüydü. 1985 yılında, Vietnam’da uygulanan askeri yetki mevzuatı deşifre edildi.

Bu mevzuat, Amerikan askerlerinin savaşta neyi yapmış olup neyi yapamayacağını belirtiyordu. Şöyle absürdlükler vardı:

  • Kuzey Vietnam uçak savar sistemleri, tamamen etken oldukları doğrulanmadan bombalanmayacaktı.
  • Laos ya da Kamboçya sınırını geçen hiç bir hasım takip edilmeyecekti.
  • Hepsinden önemlisi, yüksek ordu komutanlığı tarafınca onaylanmadıkça hiç bir stratejik hedefe saldırı yapılmayacaktı.

Bütün bu komik kısıtlamaların tamamı bir yana, Kuzey Vietnamlılar bu mevzuatı biliyordu ve bütün stratejilerini Amerikan güçlerinin bu kısıtlamaları etrafında şekillendiriyorlardı. Bu yüzden cenk bu kadar uzun sürdü ve ana düşünce şuydu: Vietnam savaşı hiç kazanılmamalı. Sadece uzatılmalı. Savaş sonunda 58 bin Amerikalı ve 3 milyon Vietnamlı öldü.

Peki, şimdi nereye geldik?

 

Linkler

Zeitgeist The Movie (Belgesel) – Türkçe Altyazılı – YouTube

Watch Peter Joseph Zeitgeist The Movie, Zeitgeist Addendum and Zeitgeist Moving Forward Online — Zeitgeist Film Series (zeitgeistmovie.Com)

 

Cemre Yoldaş: Yatırımlarda Pygmalion Etkisi

Book of Ra