Bakan Nebati’den enflasyon açıklaması - 2022

Bakan Nebati’den enflasyon açıklaması – 2022



Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, uygun maliyetli kredilerin yatırıma, ihracata ve istihdama yönlendirilecek şekilde doğru firma ve alanlarla buluşmasını sağlayacak, enflasyondaki ataleti kıracak selektif kredi politikalarını ve makro-ihtiyati tedbirleri de uygulamaya almaya devam ettiklerini belirterek, “Enflasyonla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi.

Nebati, 13. Büyükelçiler Konferansı’nda yapmış olduğu konuşmada, Türkiye’nin masadaki gücü olan Türk diplomasisinin, bilinçli ve müşfik hamleleriyle küresel bir marka haline geldiğini belirtti.

Türkiye’ye yönelik 1984-2001 döneminde toplam 13,5 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırım ücretinin, 2002’den bu yana neredeyse 20 kata yaklaşan bir artışla 244 milyar dolara ulaştığını anlatım eden Nebati, büyükelçilerin de son dönem ihracat rakamlarında kaydedilen rekorların arkasında büyük çalışmaları bulunduğunu altını çizdi.

Nebati, birçok ülkeyle özgür tecim ve tercihli tecim anlaşmaları imzalandığına işaret ederek, halihazırda 22 özgür ticaret anlaşması yürürlükteyken yenileri için de müzakerelerin devam ettiğini belirtti. Nebati, Kovid-19 salgını ve daha sonra Rusya-Ukrayna Savaşı ile küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, ihtilafların sulh ve istikrarı tehdit ettiği bir dönemden geçildiğini dile getirerek, “Tüm bu zorlu sınamalar karşısında ülkemiz derhal her alanda başarıyla ilerlemeye, yeni koşulların getirdiği fırsatları en iyi biçimde değerlendirmeye devam ediyor.” dedi.

Avrupa Birliği üyelik sürecinin stratejik öncelik olmayı sürdürdüğünü ifade eden Nebati, bu periyodu reformlar, iletişim, vize serbestisi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yönünde ilerletmeye devam edeceklerini vurguladı.

İstanbul Finans Merkezinin de dünya çapındaki birçok finansal kuruluşa ev sahipliği yaparak Asya ile Avrupa içinde bir merkez olmayı hedeflediğine dikkati çeken Nebati, şu şekilde konuştu:

“Küresel diplomasinin son yıllarda görmüş olduğu en somut başarılardan birisi, kısa sürede Sayın Cumhurbaşkanı’mızın etken girişimleri cevabında Rusya, Ukrayna ve Türkiye içinde imzalanarak hızla işler hale gelen Tahıl Sevkiyatı Anlaşması olmuştur. Bu açık bir Recep Tayyip Erdoğan etkisidir. Bu zamanı anlaşma, katıldığım G20 toplantılarında da en önemli gündem maddelerinden biri olan küresel besin arz krizinin etkilerini hafifletmesi bakımından son aşama stratejik bir öneme sahiptir. Cumhurbaşkanı’mızın diplomatik girişimleri ve bakanımızın organizasyon yeteneğiyle İstanbul’da, savaşan tarafların Recep Tayyip Erdoğan etkisiyle bir araya getirilmesiyle imzalanan antak kalma, Ukrayna depolarında biriken 20 milyon tonun üzerindeki tahılın dünya piyasalarına sunulmasına imkan elde etmiştir. Böylelikle bütün dünyada özellikle hububat fiyatlarındaki arz yönlü baskıların hafiflemesiyle beraber fiyatların gevşemesine beraber tanık oluyoruz. Tahıl sevkiyatı anlaşması ülkemizin stratejik aklının ve küresel sonuçlar üreten diplomatik başarılarının en somut örneklerinden biri olmuştur.”

​”Cari işlemler dengemizde inşallah çok daha iyi noktalara geleceğiz”

Türkiye’nin 2022 yılının ilk çeyreğinde de güçlü ve dengeli gelişme eğilimini sürdürdüğünü ve yüzde 7,3 büyüme oranıyla G20 ülkeleri içinde en yüksek oranda büyüyen 3. ülke olduğunu belirten Nebati, “Dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerika iki çeyrek üst üste küçülerek teknik resesyona girmiştir, birçok gelişmiş ülkede resesyon ihtimali konuşulurken, 2022 yılının ikinci çeyreği ve sonrasına ilişik öncü göstergeler, vatanımızda ekonomik büyümenin devam ettiğine işaret ediyor. Nitekim IMF, 2022-2023 yılları için küresel ekonomideki büyüme beklentilerini aşağı yönlü düşürürken, ülkemizin büyüme beklentilerini trendin tersi yönde yukarı yönlü revize etmiştir.” ifadelerini kullandı.

Nebati, mevcut küresel kriz atmosferine ve dönemsel bazı veriler üzerinden karamsarlık yayma yarışına girenlere rağmen gelişme, ihracat, gezim gelirleri ve istihdam artışı benzer biçimde kritik göstergeler bakımından elde edilmiş somut başarıların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde verilen mücadelelerin neticeleri bulunduğunu vurgulayarak şu şekilde devam etti:

“Bugün ülkemizin büyük potansiyelinin, milletimizin dirayet ve öz güveninin bilincinde olmayanlar, kendi karamsarlıklarını hiç bir halde teyit etmeyen tüm bu başarıları da asla telaffuz etmiyorlar. Oysa ekonomimiz sıkıntılı küresel koşullara karşın dinamizmini koruyarak güçlenmeye devam ediyor. İhracatta kırdığımız rekorlar ve turizmdeki hızlı toparlanma; küresel enerji maliyetlerindeki sert artışlar kaynaklı cari işlemler dengesindeki bozulmayı da sınırlandırmıştır. Enerji maliyetleri hariç tutulduğunda cari fazla vermeye devam ediyoruz. Bugün açıklanan haziran ayı verilerine göre bundan önceki senenin aynı ayına kıyasla 1,4 milyar dolar artış kaydederek 3,1 milyar dolar fazla verilmiştir. Nitekim, bu yılın ocak-haziran döneminde enerji hariç değerlendirildiğinde cari işlemler dengesinde 8,1 milyar dolar, yıllık bazdaki cari işlemler dengesinde de 35 milyar dolar fazla vermeyi başardık. Son haftalarda gevşeyen küresel enerji fiyatları düşüş trendini koruyarak normalleşmeye devam ederse, cari işlemler dengemizde de inşallah fazlaca daha iyi noktalara geleceğiz. Kamu maliyesine baktığımızdaysa 2021 yılını yüzde 3’ün altındaki bütçe açığıyla kapatarak Maastricht Kriterini karşılayan nadir ülkelerden biri olduk.”

Sağlam ve ihtiyatlı amme maliyesi politikalarıyla Türkiye’nin dünya genelinden pozitif ayrışmaya devam etiğini, bankacılık sektörünün de güçlü kapital yapısı, yüksek etken kalitesi ve karlılık oranlarıyla öne çıktığını anlatan Nebati, “Değerli Büyükelçilerimiz, sizler bulunduğunuz ülkelerde görev meydana getiren en üst düzey hükümet temsilcilerisiniz. Ülkemizin çıkarlarını ve politikalarını temsil etmek üzere mühim roller üstleniyorsunuz. Bu kapsamda sizlerden istirhamım, ülkemizin kuvvetli makroekonomik temelini, sunmuş olduğu bütün fırsatları ve Türkiye Ekonomi Modeli’mizi görevli olduğunuz ülkelerdeki ilgili taraflara aktarmanızdır.” diye konuştu.

“Enflasyonla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz”

Türkiye’nin kuzeyinde baş gösteren savaşla birlikte artan enflasyonist baskı karşısında vatandaşları yalnız ve çaresiz bırakmadıklarını ifade eden Nebati, şunları kaydetti:

“Sabit ücretlerde yaptığımız yüksek oranlı artışlara ek olarak yurttaşlarımızın en oldukça ihtiyaç duyduğu gıda, elektrik, temel gereksinim maddeleri şeklinde kalemlerde vergi indirimleri sağladık. Artan enerji maliyetlerinden yurttaşlarımızın ve sanayicilerimizin en asgari düzeyde etkilenmelerini sağlamak için doğal gaz ve elektrik şeklinde kalemleri yüksek oranlarda sübvanseye devam ediyoruz. Bugün kamuoyunda, devletimizin akaryakıtta dünya averajının oldukça üzerinde, astronomik vergiler aldığına dair son aşama hatalı, hiç bir gerçekliği olmayan bir malumat dolaşıyor. Oysa iktisat yönetimi olarak uyguladığımız vergi politikaları cevabında Türkiye bugün benzin ve motorinde AB ülkelerinin tamamından daha düşük vergi alan ülke konumuna gelmiştir. Benzin ve motorinde devletimizde uygulanan vergiler AB averajından yaklaşık yüzde 14 daha düşük seviyededir. Enflasyonla mücadeleye yönelik yaptığımız vergi indirimleri ve düzenlemelerle beraber 2021 senesinde 154 milyar lira vergi gelirinden vazgeçmişken, bu sene da aldığımız ilave tedbirlerle 251 milyar lira vergi gelirinden feragat etmiş durumdayız.”

Nebati, stratejik ziraat ve gıda mamüllerinden bazılarına yönelik dış ticaret tedbirleri uyguladıklarını, tarımsal üretim maliyetlerini azaltmaya ve tarımsal üretimi artırmaya dönük GES yatırımlarını destek kapsamına aldıklarını belirterek, ek olarak Rusya ile iş birliği halinde Mersin Akkuyu’da nükleer enerji santrali inşasının devam ettiğini vurguladı. Enerji üretmeye başladığında Türkiye’nin ihtiyacının yüzde 10’unu bu santralden elde etmeyi hedeflediklerinin altını çizen Nebati, “Karadeniz’de keşfettiğimiz 540 milyar metreküplük naturel gaz rezervini de inşallah 2023 yılından itibaren kullanıma almış olacağız. Tüm bu çalışmalarımız sayesinde ilerleyen dönemde son zamanlarda yaşadığımız enerji fiyatlarındaki aşırı artışlardan fazlaca daha azca etkileneceğiz.” dedi.

Finansal istikrarı güçlendirmek için birçok adım attıklarını dile getiren Nebati, Türk lirasını daha cazip hale getirmek ve döviz kurlarındaki oynaklığı azaltmak amacıyla Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesabı (KKM) uygulamasını başlattıklarını, bu uygulamayla Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ve Fed ürem artışlarının Türkiye ekonomisi üstündeki negatif etkisini sınırlandırdıklarını söylemiş oldu. Nebati, “Uygun maliyetli kredilerin yatırıma, ihracata ve istihdama yönlendirilecek biçimde doğru şirket ve alanlarla buluşmasını sağlayacak, enflasyondaki ataleti kıracak selektif kredi politikalarını ve makro-ihtiyati tedbirleri de uygulamaya almaya devam ediyor, enflasyonla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Nebati, “Yeşil Büyüme”nin önemine dikkati çekerek, “Bu kapsamda, Avrupa Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nı yayımladık. Bu planla ülkemizin yeşil dönüşümünü destekleyen ve 2021’den 2027’ye kadar olan periyodu belirleyen bir çerçeve oluşturuldu. Paris Anlaşması’na taraf olduk. Ayrıca 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşma hedefimizi de açıkladık. Yeşil dönüşüme finansman sağlamak amacıyla yeşil finansmana yönelik mühim emekler da gerçekleştiriyoruz.” diye konuştu.

Salgın sonrası süreçte tüm dünyanın, tedarik zincirlerinin yine kurgulandığı, üretim ve lojistik merkezlerinin yeniden belirlendiği, yeni bölgesel ittifakların kurulduğu, siyasal ve ekonomik arenanın tekrar şekillendiği bir dönemeçten geçtiğine işaret eden Nebati, bu yeni dönemde Türkiye’nin küresel arenada daha fazla laf sahibi olabilmesi için beşeri sermayeyi, jeostratejik konumu ve öteki rekabetçi avantajları azami düzeyde kullanabilecekleri adımlar atmaya devam ettiklerini bildirdi.

W