- 2022DİN EKONOMİSTLERİ

– 2022DİN EKONOMİSTLERİ



İKTİSAT POLİTİKASI ARACI OLARAK DİN

Halil Konakçı adlı Diyanet imamının küstah cüreti ile alakalı bir yazıyı yakın zamanda kaleme almama karşın; Diyanetten ziyade Diyanete ünlü soruyu soran bir başka cüretkar Müslüman için tekrar geçtim bilgisayar başına.

İktidarın “dindar” savunucuları ara sıra ABD ya da başka batılı ülke liderlerinin İncil’e el basıp yemin etmesini misal gösterip “bakın bunlarda laiklik yok” derler. Bu ülkelerin herhangi birinde Kiliseye “ben oldukca kâr ettim acaba bu fahiş kâr öte tarafta başımı belaya sokar mı?” diye soracak inançlı Hristiyan olmadığını ise göz ardı ederler.

Bir kolay gerçeği bir kere daha gördük. Türkiye’de dinin siyasal vasıta olarak kullanımına alışkındık ama bir ekonomi politikası aracı olması için AKP’yi bekledik.AKP’nin din siyasetine dayalı model dayatmadığını, bunun göstermelik olduğunu iddia edenlere Diyanetin fetvasını iyi irdelemelerini tavsiye ederim. Soran da cevaplayan da aslına bakarsak aynı ortak gaye için çalışıyor.

Vatandaş açık ki samimi inançlı bir Müslüman. Bütün iyi niyetiyle ekonomide olan biteni anlamaya çalışıyor. 1 milyona aldığı evi daha bir sene geçmeden 3 milyona, 500 bine aldığı arabayı 1.5 milyona, 100 bine almış olduğu arsayı 800 bine satabiliyor.Başını döndüren bu kazanç trafiği içinde bir yandan ellerini oğuşturuyor, diğer yanda kafasında kuşku bulutları. Yav bunun sırat köprüsü var. Münkiri var Nekiri var. Burada bunlar sorulmayacak mı?Ey Müslüman! Seni musallada “iyi biliriz” diyerek yolcu ettiler, haklarını da helal ettiler. Peki sen asla mi düşünmedin 1’e alıp 10 satmak nerede var?

Vatandaş günlük yaşamında karşılaşmış olduğu durumu anlamak bunun dinde yerini idrak etmek için Diyanetten malumat almaya çalışıyor.

Tabi bu soruyu Uğur Gürses’e, Veysel Ulusoy’a, Mahfi Hoca’ya yahut Atilla Yeşilada’ya sormuyor. Bunca kârı heybeye atmış vatandaş sanki başı ağrısa doktora gitmek yerine, Diyanetten fetva isteyecek gibi iktisat sorusunu Diyanete gönderiyor.

Uyanık vatandaş için mevzu dinsel. İyi biliyor ki paranın dini yok. İmanı hiç yok. Her ne kadar doların üzerinde “In God We Trust” yazsa da vaka Amerikada geçmiyor.Türk parasının üstünde Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi var. Bu yüzden mi değerinin çöpe dönmesine müsaade edildi bilinmez. Ama malum şu ki maaşını dolarla almayan milyonlar, iktisadi soykırıma maruz kaldı.

Peki soruya muhatap olan Diyanet ne yapıyor? Tabii ki boş kaleye gelen pası tereddütsüz filelere yolluyor.
Neymiş tutarları Allah belirlermiş. Dolayısıyla devamke!

1e al 3’e sat, 3’e al 5’e sat. Münkir Nekir’e cevabı e-maille yollarsın. Neticede Diyanet de cevabı deve derisine divitle yazmıyor. Diyanetin helal internet sitesindeki cevabı son derece hadisi, son derece dini. “Caizdir” diyor. “Allah anımsar” diyor.

Bu satırların yazarının nerede ise abartısız üstünde kafa yorup, yazılarla çözmeye çalıştığı ülke ekonomisini Diyanet beş dakkada analizleyip bizlere özet geçmiş.

Enflasyon Allah’tan, Kur Allah’tan, Fiyat Allah’tan,
Kâr Allah’tan…

SSK’yı batıran Kemal Kılıçdaroğlu ama ekonomiyi 2022’de şekilden şekle sokan Yüce Allah. Ben demiyorum. Diyanet diyor.

Aklın firar etmiş olduğu bir ülkede yaşadığımızı bundan daha iyi anlatacak bir misal arasak da bulamayız.
Diyanetin cüretkar elemanlarının Allah’ı işe ekleyip iktidara yardımcı atmaları için tam 12 milyar yakıyor senede bu ülke.

Avrupa’nın 500 yıl ilkin başından attığı taasubu ülke yönetiminde bir yöntem olarak kullanmada çekince duymuyor iktidar bloku.

Her şey Erdoğan’ın hayal ülkesini, Neverland’ını, Eldorado’sunu kurmak için.

Ortada hayalin esamesi yok ama hayalin ticaretinden geçinen koca bir iktidar makinası durmadan çalışıyor.

Türkiye ortak bir yalanı birbirine söylemekten çekinmeyen, bunu din adına icra eden insanları ve kurumları ile başarısız devlet nasıl olur dünyaya gösteriyor.

Analiz, Veysi Dündar 29.7.2022

Telegra.ph